|
|
Kurumsal Sosyal Sorumluluk Hizmeti
Kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) veya sorumlu yönetim birçok
ülkede kurumsal yönetimle birbirlerini tamamlamaktadır. Kurumsal
Yönetim ve Sürdürülebilirlik Merkezi, her şirketin bir kurumsal
sosyal sorumluluğu bulunduğuna inanmaktadır. Ancak birçok
şirket kurumsal sosyal sorumluluğu hayırseverlikle, şirket imajı
arasında bir bağlantı olarak görmektedir. Oysa KSS faaliyetlerinin şirket değerine etki
edebilmesi için şirketin faaliyetleri ile bir ilişkisi olması
gereklidir (Örneğin Sony’nin enerjiyi verimli kullanan
cihazlar geliştirme faaliyetleri). Aksi takdirde de şirket
imajını parlatmanın ötesine geçmez.
Önemli olan, şirketlerin bu gerçeğin, şirket değerine olan
etkisinin ne kadar farkında olduklarıdır. Günümüzde,
şirket bilançolarının önemli bir kısmını maddi olmayan duran
varlıklar oluşturmaktadır. Sorumlu yönetimin bilincinde
olmayan şirketlerin, başına gelen negatif gelişmeler bir kez
bilançoya yansıdığı zaman (Örneğin, Sheel’in Nijerya’da,
Unocal’ın Burma’da başına gelenler), şirket değerine
yapacağı hasarı önceden tahmin etmek son derece zordur. Tamiri
de bir o kadar maliyetli ve zahmetlidir.
Bu bağlamda Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik Merkezi,
şirketlerin;
-
Kurumsal
sosyal sorumluluk politikalarının oluşturulması
-
Çevre, sosyal
ve stratejik konularda performanslarının, karlılıkları,
rekabet güçleri ve hisse değerlerine etkisinin analizi
-
KSS
politikalarının şirket değerine artı katkısının sağlanması
-
Başta Dünya
Bankası, IFC kredileri gibi diğer bütün uluslararası kredileri
kullanımlarında öngörülen kurumsal sosyal sorumluluk
altyapısının hazırlanması
-
Sürdürülebilirlik ve kurumsal sosyal sorumluluk endekslerinde
yer alabilmeleri için gerekli know-how desteğinin verilmesi
-
Kurumsal
sosyal sorumluluk konularında diğer kuruluşlar ve hükümetler
dışı kurum ve kuruluşlarla gerekli irtibatların sağlanması
konularında gerekli hizmeti ve desteği verir.
SORUMLU YÖNETİM
ANLAYIŞI ÇERÇEVESİNDE TEMİZ ÇEVRE TEMİZ ENERJİ

Bir çok kuruluş son yıllarda sorumlu yönetim ile ilgili olarak
çalışmalar başlatmıştır. Birleşmiş Milletler, Küresel İlkeler
Sözleşmesi- Global Impact çerçevesinde insan hakları, çalışma
standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele gibi on evrensel
ilkeyi kabul etmiştir. Aynı zamanda, Ekvator prensipleri de
Dünya Bankasının özel sektör kolu olan IFC’nin finans
sektörünün,proje finansmanında, sosyal sorumluluk ve çevre
riskinin yönetilmesi konusunda emsal olarak kabul ettiği
prensiplerdir. Kurumsal sosyal sorumluluk çerçevesinde en
popüler protokollerden biri kyoto protokolüdür. Protokole taraf
olan ülkeler, karbondioksit ve sera etkisine neden olan diğer
beş gazın salınımını azaltmaya yönelik olarak Kyoto Protokolünü
imzalamıştır. TBMM Çevre Komisyonu 11 Haziran 2008 tarihinde
yaptığı oturumda Kyoto Protokolü’nün kabul edilmesi için kanun
taslağını onayladı.Türkiye’nin de içinde bulunduğu ve 2013 yılı
başından itibariyle karbon emisyonlarını 1990 seviyesinin yüzde
5 altına getirmekle yükümlü olan ülkeler içinde yer almaktadır.
Buna göre, 2012 tarihine kadar protokol onaylanmasa bile
herhangi bir karbon emisyon yükümlülüğü yoktur fakat
oluşturulmuş olan karbon emisyon ticaretinde karbon kredisi
satışında bulunmayacaktır . Bu yüzden de Türkiye gönüllü olarak
karbon emisyonunu azaltmaya yönelik çalışmalar yapmaktadır.
Son dönemde Türkiye de yenilenebilir enerjiye
odaklandı; Orta Avrupa’dan Orta Asya’ya kadar, başta ticaret,
finans, altyapı yatırımları ve enerji olmak üzere özel sektör
projelerini finanse eden Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD),
2000-2009 yılları arasında 3000’den fazla projeye yaklaşık 165
milyar dolardan fazla fon sağlamıştır. 5 milyon dolardan, 230
milyon dolara kadar olan özel sektör projelerinin doğrudan
finansmanını sağlayan EBRD, genelde proje tutarının en az %35’ne
fon sağlamaktadır.

2000-2009 yılları arasında Türkiye’de de yaklaşık 657.4 million
Euro civarında projeyi finanse eden EBRD, Türkiye’deki
faaliyetlerini giderek arttırmaya başlamıştır. Mikro, küçük ve
orta ölçekli işletmelere yaklaşık 185 milyon dolar civarında fon
ayıran EBRD, sözkonusu fonu Türkiye’de proje ortağı olan
bankalar kanalı ile veya doğrudan kullandıracaktır.
Türkiye’de faaliyetlerinde özellikle
enerji projelerine ağırlık veren EBRD, EBRD
–TURSEFF(Sürdürülebilir Enerji Finansmanı) programı
çerçevesinde, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği ile
ilgili projeleri ve karbon salınımını azaltmaya yönelik
projeleri finanse ederek teşvik etmektedir.

CTF (Temiz Teknoloji Fonu) ve EU (Avrupa Birliği) tarafından
desteklenen Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansmanı kredisi
TURSEFF, konutlara ve özel sektöre yönelik olup, katılımcı
bankalar (Akbank, Denizbank, Garanti Bankası, Vakıfbank)
aracılığı ile dağıtılacak US$ 200 milyon’luk kredi olanağı
projesidir.
Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik Merkezi, doğru ve sorumlu
yönetim analyışı çerçevesinde, EBRD-TURSEFF ile işbirliği içinde
Türkiye’nin çeşitli merkezlerinde toplantılar düzenlemekte veya
katılmaktadır. İlki İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinde
düzenlenecek toplantılara, Bergama Ticaret Odası (izmir’de),
Adana Ticaret Odası gibi odalar bünyesinde devam edilecektir.
|
|
“Beğenilsin veya beğenilmesin her şirketin kurumsal sosyal
sorumluluğu vardır.
Birinci husus bu gerçeğin şirketler tarafından kabul edilip edilmediği,
diğeri ise kurumların toplumun kendilerinden bu alanda bekledikleri değişikliklere
ne kadar duyarlı
olduklarıdır.”
Sir Adrian Cadbury,
Cadbury Komitesi Başkanı
|
|